Öğretim Üyesi
bahri@sabanciuniv.edu
GİRİŞ
Son aylarda, İspanyol Başbakanı, Sosyalist Enternasyonal’in Başkanı ve İspanyol İşçi Partisinin (PSOE) Lideri Pedro Sánchez’in saygınlığı ve popülaritesi sadece Avrupa’da değil, uluslararası alanda da yükselmiştir. Sosyalist Enternasyonal’in son görkemli Barcelona toplantısı ile uluslararası Sol hareketin yeniden dirilişini gözlemliyoruz.
Bu yükselişin en önemli nedenlerinden birisi, ABD ve İsrail tarafından İran’a karşı ortak yürütülen savaştır. Diğeri de, Avrupalı liderlerin genel olarak bu savaşa karşı pasif bir tutum benimsemiş olmalarına rağmen, Başbakan Pedro Sánchez liderliğindeki İspanyol hükümetinin, İsrail’e Gazze’deki insanlık dışı davranışları nedeniyle, dokuz maddelik bir muhalefet şerhi ile sert bir tepki vermiş ve İsrail ile ekonomik ve siyasi ilişkilerini dondurmuş olmasıdır. Bu tedbirler arasında silah ambargosu ve Gazze’de doğrudan “katliam”a karışan kişilerin İspanya’ya giriş yasakları da bulunmaktadır. Böylece, Sosyalist Başbakan, İspanya’nın tarihin doğru tarafında duracağını belirtmiştir.
Amerika ve İsrail’in İran’a karşı savaşına yönelik en açık eleştiri, yine Pedro Sánchez’ten gelmiştir ve savaş ile ilgili yorumlarını X‘te yapmıştır. ABD ve İsrail’in tek taraflı askeri müdahalesine karşı olduklarını ifade ederek, “savaşın tırmanması, sonu belirsiz ve istikrarsız bir uluslararası düzene katkıda bulunmaktadır” diye belirtmiştir. Bu ifadesinin ertesinde, Trump, İspanya’nın bu sert tutumuna “dostane değiller” diyerek, Maliye Bakanı Scott Bessent’e İspanya ile “tüm ekonomik ilişkilerin” durdurulması talimatını vermiştir.
İspanya Sosyalist İşçi Partisi (PSOE)
İlk olarak kısaca, Pedro Sánchez’in de başkanı olduğu PSOE’nin tarihi ile başlayalım. İspanya’nın en eski siyasi partisi olan PSOE, 1879’da, Pablo Iglesias tarafından kuruldu. PSOE, İspanya’da Sosyal Demokratlar/Sosyalistler ile ilişkilendirilen ve sol görüşlü bir duruşa sahip bir siyasi partidir. Ülkedeki en eski ve etkili siyasi güçlerden biridir ve parlamenter monarşi çerçevesinde sosyal refah devletinin genişletilmesi, liberalleşme ve Avrupa yanlısı entegrasyonu savunur.
Franco’dan sonra, PSOE’nin en güçlü yönü, tüm ideolojik tartışmalara rağmen hayatta kalmasıdır. Davaya inanan ve yoğun baskı ile denetim altında mücadele eden Felipe Gonzalez liderliğindeki güçlü ve donanımlı bir ekip İspanyanın yeniden ayağa kalkmasına önemli katkı sağlamıştır. İspanya’nın en büyük şansı, 1975 yılında Franco’nun ölümünden sonra başlayan geçiş döneminde ve sonrasında sosyalist ideolojiyle eğitilen ve donanımlı iki çok yetenekli ve karizmatik politikacının partinin lideri ve ülkenin Başbakanı olmalarıdır.
İlki, 1982-1996 yılları arasında İspanya Başbakanı ve 1974-1997 yılları arasında İspanya Sosyalist İşçi Partisi Başkanı olan Felipe González Márquez’dir. İspanya’nın en uzun süre görev yapan seçilmiş başbakanıdır. 1979’daki olağanüstü bir parti kongresinde González, Marxsist PSOE’yi tüm sosyal sınıflara hitap eden modern bir sosyalist partiye dönüştürmeyi başardı.
Bugün iktidarda olan, PSOE’den olan Başbakan Pedro Sánchez’dir. Onun da toplumda saygın bir kişiliği ve karizması var. Medya da güçlü bir siyasi yeteneğe sahip demokrat lider olarak büyük bir ilgi görmekte, Avrupanın yanı sıra, Pekin’e yaptığı ziyaretlerle uluslararası düzeydeki imajını da güçlendirmektedir.
Pedro Sánchez Kimdir ve Uyguladığı Ekonomi ve Sosyal Politikaları Nelerdir?
Pedro Sánchez, 29 Şubat 1972’de Madrid’de doğan İspanyol bir siyasetçi ve iktisat profesörüdür. Haziran 2018’den beri İspanya Başbakanı olarak görev yapmakta olup, aynı zamanda İspanyol Sosyalist İşçi Partisi’nin (PSOE) genel sekreterliğini ve ayrıca Sosyalist Enternasyonal’in de başkanlığını yürütmektedir. Sánchez Madrid’de büyümüş, Complutense Üniversitesi’nde işletme okumuş Brüksel’de AB Ekonomi Politik alanında yüksek lisans yaparak, Camilo José Cela Üniversitesi’nde doktora derecesini almıştır.
2026 yılının Mart ayı başında, İspanyol hükümetinin İran’a yönelik saldırılar için Endülüs’teki Rota ve Morón askeri üslerinin kullanımını yasaklamasının ardından, Pedro Sánchez ile Donald Trump arasında bir anlaşmazlık ortaya çıkmıştır. Tam da bu sırada, iç politika açısından aldığı zayıf yerel seçim sonuçlarını örtebilmek amacıyla, dış politikayı kendi profilini ve iktidardaki pozisyonunu güçlendirmek için kullanmıştır.
Ekonomik açıdan ise, İspanya’nın ABD ile ticaret hacminin nispeten küçük olması ve ABD ile gümrük vergilerinin AB ile birlikte düzenlenmesi nedeniyle, muhtemel ABD yaptırımlarının etkisininin sınırlı kalacağını düşünmüştür.. Gerçekten, 2025 yılında, İspanyanın ABD’ye toplam ihracatı USD 18 milyar ve toplam ithalatı ise, USD 29 milyardır. İki ülke arasındaki ticaret açığı sadece USD 11 milyar dolayında gerçekleşmiştir.
Başbakan Pedro Sánchez, özellikle eğitim ve sağlık alanlarında kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi ve işgücü piyasasının reformlarla yeniden düzenlenmesi ile ilgili politikalara odaklanmıştır. Bu hedeflerinin yanı sıra, parti , özellikle kentsel orta sınıfa, işçilere ve genç kuşağa hitap etmekte, kadın hakları ve ekonominin ekolojik yönden yeniden yapılandırılması gibi konulara güçlü bir ilgi göstermektedir. Bu nedenlerle de parti, toplumda sosyo-politik konularda öncü bir rol üstlenmekte. Uluslararası düzeyde ise, Pedro Sánchez Avrupa Birliğine ilgi ile yaklaşıyor ve küresel sorunları birlikte çözmek için Avrupalı ortaklarıyla yakın çalışıyor.
PSOE, İspanya’nın iki büyük popüler partisinden birisidir ve devlet ağırlıklı bir karma piyasa ekonomisinden yanadır. Görevi, kutuplaşmış bir siyasi ortamda arabulucu ve sorunlara çözüm üretici bir rol oynamaktadır. Ispanya’daki bölgesel bağımsızlık hareketleriyle de diyaloğa girme konusunda herhangi bir bir sınırlaması yoktur.
Sonuç
Yazımızın son bölümünde, PSOE’nin yarım asırdır süregelen iktidar ve muhalafet tecrübelerinden çıkarılacak dersler nelerdir?.
SPOE’nin en güçlü yanı, Franco döneminde ve sonrasında her türlü ideolojik ve faşist baskılara rağmen ayakta kalabilmiş olmasıdır. Bunda, yoğun baskı ve tecrübelerden geçerek davaya inanmış, mücadele eden ve Felipe Gonzalez başkanlığında güçlü ve donanımlı bir kadroya sahip olmalarının büyük katkısı olmuştur. Partiyi destekleyen seçmenlerin çoğunluğunu gençler, kadınlar ve laik kesimlerden oluşan İspanyol vatandaşları oluşturmaktadır. Şimdi de, Pedro Sánchez’in yönetiminde, başarılı bir dış politika ve sosyal adalete dayalı bir ekonomi programını yürütüyorlar. Öte yandan, özellikle de Avrupa Birliği, Çin ve Sosyalist Enternasyonal’e üye ülkeler ile, bu arada CHP ile de, ilişkilerini yoğunlaştırmaktalar.
PSOE’nin muhalefetteki ve iktidardaki deneyimlerinden çıkarılması gereken en önemli ders, topluma güvenmektir. Bu güven güçlü, nitelikli ve ikna edici olmalıdır. Bence PSOE’nin politik deneyiminden öğrenilebilecek temel ilkeler şunlardır: “Part içi dayanışma; partinin Sosyal Demokrasi ideolojisi altında bütünleşmesi; sendikalar ve toplum kuruluşları birlikte ortak siyasi mücadele ideolojisi”.