a54f7f5_o

Yunus Emre – 2015’e Girerken CHP

163759_1831752632835_2178889_n

 

 

 

 

2014 yılı Cumhuriyet Halk Partisi için zor bir yıl oldu. Yerel seçim, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Eylül ayında toplanan olağanüstü kurultay CHP’liler için 2014’ün en önemli olaylarıydı. Seçimlerde CHP umulan başarıyı yakalayamadı. Kurultayda da partinin doğrultusu ve yenilenme imkanları üzerine ciddi bir tartışma yürütülmedi. 2015 yılı ise Haziran ayında gerçekleştirilecek seçimler nedeniyle büyük önem taşıyor. CHP’liler için hayal kırıklıklarının şekillendirdiği bir yıldan umut dolu bir yıla geçiş mümkün mü? Bu kısa yazıda bu soruya odaklanacağız.

Sorunun cevabını başlangıçta verelim. Siyasette ne yazık ki bütün kapıları açan sihirli bir anahtar yok. Ama CHP, çok aceleci olmadan ve gerekli reformları aşamalı olarak uygulayarak, 2015’de topluma umut vadeden bir parti haline gelebilir. Bunun için CHP’lilerin ihtiyacı olan şey sabır ve inanç.

CHP’nin 2015’te temel sorunları

Seçmen desteğini genişletmek ve CHP’de büyük bir değişim başlatmak için ilk olarak entelektüel bir atılım gerekli. CHP’nin yaşadığı birinci sorun bu noktada düğümleniyor. Parti liderliği ve taban, yenileşme ve değişim ihtiyacının farkında ancak bu yolda gerekli fikri hazırlık yok. Bu yenileşme ve değişimin doğrultusu hakkında üzerinde uzlaşılmış bir görüş de orta yerde bulunmuyor. CHP, ihtiyaç duyduğu yenileşme ve değişimin doğrultusu hakkında ciddi bir entelektüel tartışma başlatmalı. Bu tartışma, CHP’liler için önemli bir atılımı beraberinde getirecektir. Ayrıca ideolojik tartışmanın sonucunda oluşacak bütünlük, parti tabanını seçimler için etkin bir biçimde mobilize etme imkanını yaratacaktır.

AKP iktidarının baskıcı uygulamaları sonucu demokrasi savunusu Türkiye siyasetinde temel görev haline geldi. CHP’nin söyleminde insan hakları ve demokrasi ekseni güçlendirilmeli. Ancak demokrasi söyleminin geniş kesimler açısından ikna edici olabilmesi için parti içi işleyişte de demokratikleşme sağlanmalı. Taban, hem partinin adaylarının tespitine hem de politikaların oluşumuna aktif bir biçimde katılmalı. Bu yolda 2015 yılı için en önemli sınav, seçimlerde adayların parti tarafından nasıl tespit edeceği. Aday tespitinde katılımcılığa ve demokrasiye dayalı yöntemlerin öne çıkarılması, hem CHP’nin seçim başarısını olumlu etkileyecek hem de partinin demokrasi söyleminin inandırıcılığını arttıracaktır.

Türkiye’de eğitim yaygınlaşıyor ve son on beş yılda tarımda büyük bir çözülme yaşandı. Kent nüfusu giderek arttı. Türkiye toplumu eskinin köylülük, mütegallibe, bürokrasi ekseninden farklılaşan meslekler, işçiler, işsizler ekseninde yeni bir topluma evrildi. Yeni koşullar altında ücretli emek artık emek piyasasının temel unsuru haline geldi. Bu şartlarda sosyal demokrasi için aslında daha avantajlı bir ortam var. Bu nedenle CHP, hızla sosyal demokrasiye yönelmeli. Çalışma yaşamı sorunları, işsizlik, sosyal yardımlar gibi konular CHP söyleminin merkezine taşınmalı. Ancak sosyal demokrasi, eşitlikçi toplum görüşüyle sınırlı bir ideoloji değil. Bir partinin ideolojisinde ve söyleminde sosyal demokrasi yönelimi yeterli değil. Bunun yanında toplumla nasıl ilişki kurduğu yani sosyal demokrat bir parti gibi örgütlenip örgütlenmediği de önemli.

CHP sola yönelmeli

Türkiye’de uzun bir süre hakim olan yanlış bir görüş var. Bu görüşe göre sosyal demokrasi gelişmiş sanayi ülkelerine özgü bir akımdır. Sosyal demokrasi, ondokuzuncu yüzyılda kentleşme ve sanayileşmenin yarattığı büyük toplumsal sorunlar karşısında işçi sınıfının ideolojisi ve politik hareketi olarak doğdu. Yirminci yüzyılda büyük başarılar sağlayan sosyal demokrasinin uygulanma alanı çok uzun bir süre için Avrupa’yla sınırlı kaldı. Ancak 2000’li yıllara gelindiği Avrupa dışı birçok toplumda ve özellikle Latin Amerika’da sosyal demokrat hareketler büyük başarılar sağladı. Bu ülkelerde 1980’li ve 1990’lı yıllarda yaşanan demokratikleşme solun yükselişinin birinci sebebiydi. İkinci neden ise artan eşitsizlikler ve toplumsal sorunlar oldu. Bugün sosyal demokrasi, gelişmiş sanayi toplumlarında büyük sorunlarla karşı karşıya olsa da birçok çevre ülkesinde büyük bir atılım içinde. 2014 yılında sol Brezilya’da dördüncü, Uruguay’da ise üçüncü kez üst üste seçimleri kazandı.

Gerek Türkiye’de CHP’nin sağa açılma deneyimlerinin başarısızlığı gerekse de dünyada solun başarıları bizi tek bir sonuca ulaştırıyor. CHP seçmen desteğini arttırmak ve iktidar olmak istiyorsa sağa yönelmeye artık son verilmeli. Türkiye’de sağın başarısının sebebi gerçek solun olmayışı. Yüzünü solan dönen ve dünya deneyimlerinden faydalanan bir CHP iktidara yürüyebilir. Ancak, bunun için acele etmeden sabırla ve inançla mücadele etmeli.

*Yard. Doç. Dr. Yunus Emre
Siyaset Bilimci,
y.emre@iku.edu.tr