HALKÇI BELEDİYECİLİKTE BİR İLHAM KAYNAĞI: FINDIKLI DENEYİMİ

Dr. İnan İzci
Siyaset Bilimci
inanizci@gmail.com

Dünya genelinde temsili demokrasinin ve çoğulcu değerlerin zayıfladığı, yurttaşların kamu kurumlarına olan güveninin gerilediği zorlu bir dönemden geçiyoruz. Siyasal belirsizlikler, jeopolitik çatışmalar, ekonomik krizler ve iklim değişikliği gibi küresel sorunlar toplumsal direnç ve güveni zorlarken, yerel düzeyde müzakereci ve katılımcı demokrasiye dayalı yenilikçi çabalar geleceğe dair umut veriyor. Bu bağlamda, Fındıklı Belediyesi, Halkçı Belediyecilik vizyonunun demokratik, bilimsel ve etkin bir yönetim kültürüyle nasıl hayata geçirilebileceğine dair somut ve etkileyici bir örnek teşkil ediyor.

Gelenekten Geleceğe: MECİ Ruhu

Fındıklı’nın başarısının temelinde, yerel kültürün derinliklerinde yatan “MECİ” geleneği bulunuyor. Laz kültüründe imece anlamına gelen MECİ, sadece bir yardımlaşma değil, halkın doğrudan ortak ihtiyaçları ve istekleri etrafında beraber karar alma ve uygulama kültürünü ifade ediyor. Fındıklı Belediyesi, 2019 yılından beri bu tarihsel mirası modern katılımcı demokrasi anlayışıyla sentezleyerek, adeta gelenekten (MECİ kültürü) geleceğe (daha iyi demokrasi uygulamasına) bir köprü kuruyor. Günümüz koşullarında, Halkçı Belediyecilik nasıl yapılabilir sorusuna pratik olarak cevap veriyor.

Bu yönetim anlayışının özü, MECİ Deklarasyonu’nda şu çarpıcı ifadelerle yer almış: “Sözün, yetkinin, kararın ve iktidarın halkta olmasıdır. Ben bilirim yok bu MECİ’de. Birlikte düşünmek, birlikte çözüm üretmek var.”. Bu yönetim felsefesi, belediyeyi halkın üzerinde bir iktidar odağı olmaktan çıkarıp, halka dayanan ve onun katkısıyla kararlar alarak uygulayan bir işleyişe geçmiş. Bunu açık, hesap veren ve böylece güven kazanan bir tarz ile hayata geçirmiş.

Piramidi Tersine Çevirmek: Toplum Temelli Demokratik Liderlik

Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu’nun liderliğinde Fındıklı’da, klasik yönetim anlayışını sarsan bir deneyim hayata geçirilmiş. Başkanın ifadesiyle, “Fındıklı Belediyesinde Piramidi tersine çevirmek ifadesi, kararları yukarıdan aşağıya dikte eden klasik yönetim modeline bir itiraz olarak ortaya çıktı.”. Bu yaklaşım sadece söylemde kalmamış; makam odasının kapısının sökülmesi ve randevu sisteminin kaldırılması gibi sembolik ama güçlü adımlarla desteklenmiş.

Daha da ileri bir uygulama olarak, seçim öncesinde belediye başkanı ve tüm meclis üye adayları imzalı istifa mektuplarını hazırlayarak güvenilir kişilere emanet etmişler. Eğer verilen taahhütler ve ilkelerle ciddi bir uyumsuzluk yaşanırsa, halkın geri çağırma yetkisini kullanabileceği bir mekanizma sağlanmış. Bu durum, seçilmişlerin halka karşı duyduğu özgüvenin ve egemenliğin asıl sahibinin halk olduğunun tescilleyen bir örnek olarak dikkat çekiyor. Diğer taraftan yurttaşları/hemşerileri sadece seçmen konumundan çıkarıp kendi yerelini ve geleceğini doğrudan belirleme fırsatı vermesi açısından demokrasinin gündelik hayata yayılmasını destekliyor.

Birlikte Yönetimin Mekanizmaları

Fındıklı’da demokrasi gündelik hayatın bir parçası haline getirilmeye çalışılıyor. Yönetim süreçleri, tek bir merkez yerine çok katmanlı ve yatay bir yapıda işliyor. Bunun başlıca kurumsal ve toplumsal mekanizmaları şunlardır;

  • Halk Meclisi: Yurttaşların doğrudan söz sahibi olduğu, belediye faaliyetlerini denetlediği ve öncelikleri belirlediği ana mekanizmadır.
  • VİÇEM (Viçe Çevre Meclisi): Belediyeden bağımsız, hatta çevre politikalarında belediyenin üzerinde bir yönlendirme ve denetleme yetkisine sahip olan bu yapı, derin ekoloji anlayışıyla çalışıyor. VİÇEM’in aldığı kararlar, belediye meclisi tarafından revize edilmeden resmi politika haline getiriliyor.
  • Çalışma Komisyonları: 23 farklı alanda kurulan bu komisyonlar; belediye meclis üyeleri, bürokratlar ve sivil temsilcileri bir araya getirerek politikaların bilimsel ve katılımcı bir şekilde tasarlanmasını sağlıyor.
  • Mahalle Meclisleri: Sorunların yerinde tespiti ve çözümü için kurumsallaşmış mahalle bazlı katılım mekanizması olarak işliyor. Özellikle, merkeze uzak kırsal mahalle/köylerde daha etkili katılım aracı olarak işlev üstleniyor.

Dayanışma Ekonomisi ve Halkçı Bütçe

Fındıklı Belediyesinin mali yönetimde de MECİ ruhu hâkim. Belediye yönetimi, merkezi bütçeye olan bağımlılığı azaltmak için yerel kaynakları güçlendirmeye ve toplumsal katılıma (emek, bağış vb.) odaklanmış. Belediye bütçesine ilaveten toplumsal katılım ve katkı ile daha geniş bir kaynak havuzu yaratılabiliyor. Örneğin, sokak taşlarının dizilmesinden, belediyeye bağışlanan çay tarlalarındaki ürünlerin imece usulü toplanarak öğrencilere burs sağlanmasına kadar her aşamada yurttaş emeği devreye girmiş.

“Halkçı Bütçe” anlayışına en somut örnek olarak Katılımcı Su Tarifesi Belirleme uygulaması verilebilir. Belediye, suyun bir insan hakkı olduğunu savunarak tarifeyi doğrudan halkın kararına bırakmış, onlar da belirlemiş. Ayrıca, belediyenin tüm harcamaları her ay dijital bültenler ve sosyal medya aracılığıyla şeffaf bir şekilde halkla paylaşılıyor.

Sonuç: Başka Bir Belediyecilik Mümkün

Fındıklı örneği, kısıtlı imkanlara ve zorlu koşullara rağmen, mevcut mevzuat ile farklı bir yerel yönetim anlayışının mümkün ve gerçekleştirilebilir olduğunu gösteriyor. Bu model, yurttaşı pasif bir hizmet alıcısı olmaktan çıkarıp yönetimin aktif bir öznesi ve denetleyicisi haline getiriyor. Belediyeyi halkın yönlendirme ve denetimine sokarak demokrasiyi gündelik hayata yayıyor. Toplum temelli yönetimi ön plana çıkarıyor. Milli egemenliği yerinde, doğrudan asıl sahibi olarak yurttaşlara vermeye yöneliyor.

Fındıklı deneyiminden çıkarılacak en temel ders şudur: Topluma güven veren, kültürel kodlarla uyumlu ve hak temelli demokratik bir yönetim anlayışı ile siyasal ayrışmaları aşarak hemşerilik kimliği altında ortak bir yaşam iradesi inşa edilebilir. Halk için halkla birlikte ilkesiyle hareket eden bu pratik, Türkiye’deki diğer yerel yönetimler için de güçlü bir ilham kaynağı ve öğrenme havuzu sunuyor. Fındıklı’nın hikayesi, yerelden başlayarak ülkenin demokratik geleceğine dair umudu tazeleyen bir başarı öyküsü olarak ilerlemeye devam ediyor.