Tayfun İşbilen – Anayasa Mücadelesinde Mühendis ve Mimarlar

Ülkemizin siyasi sistem ve rejimini köklü bir şekilde değiştirmeyi, kamu yönetimini ve ekonomiyi sınırsız kontrol edebilmeyi amaçlayan bir anayasal düzen değişikliği referandumu yapılmıştır.

Mühendis ve mimarların örgütü TMMOB, referandum sürecini ve yapılmak istenen değişiklikleri bütün yönleriyle değerlendirmiş; yaptığı açıklamalar, yayımladığı dokümanlar ve yaptıkları eylemlerle meslektaşlarını ve halkı bilgilendirmeye çalışmıştır. Özetle TMMOB Cumhuriyeti, demokrasiyi, laikliği, 150 yıllık geçmişi bulunan anayasal kazanım ve birikimlerimizi savunmuştur.

Usulsüzlük ve adaletsizlik

Maalesef usulsüzlük ve adaletsizlik, bu referanduma da damgasını vurmuştur. Yurttaşların ve siyasi partilerin dile getirdiği birçok usulsüzlük ve itiraz ile evet cephesinin oylarındaki belirgin düşüş, oylamanın başabaş şeklindeki sonucu üzerinde haklı kuşkular oluşturmuştur. Tartışmalı sonucun daha şimdiden istikrarsızlık, adaletsizlik ve hukuk dışı keyfi uygulamalara yol açtığı açıklıkla görülebilmektedir.

Bütün olumsuzluklara karşın bu referandum süreci ülkemizde demokratik duyarlılıkların geliştiğini; toplumun en az yarısının mevcut gidişe hayır dediğini; özgür, yasaksız, baskısız, adil ve demokratik koşullarda bir seçim yapılabilse Hayır’ın kazanacağını göstermiştir.

Ülkemizin yeni bir anayasaya, güçlü bir parlemanter rejime gereksinimi vardır. Önümüzdeki dönem bu konu enine boyuna tartışılmalıdır, tartışılacaktır.  Bu aşamada, mühendislik ve mühendisler açısından parlamenter rejim ve başkanlık rejimlerinin karşılaştırılması ülkemizin yarınları açısından önemlidir.

Ülkelerin mühendislikteki yerlerinin belirlenmesi amacıyla Royal Academy of Engineering tarafından Eylül 2016 da “Engineering and Economic Growth” raporu hazırlanmıştr. Bu raporda yer alan farklı ülkelere ait “mühendislik endeks değerleri” ve bu değerleri oluşturan “endeks bileşenleri” kullanılmış; ülkelerin rejimleri parlamenter rejim, başkanlık rejimi, yarı başkanlık rejimi olarak üçe ayrılmış; yarı başkanlık ve başkanlık rejimine sahip ülkeler aynı kategori içinde değerlendirilerek parlamenter ülkelerle karşılaştırılmıştır.

Mühendislik-siyasal sistem ilişkisi

Mutlak monarşiler ve teokratik rejimler ile tek parti iktidarına dayalı rejimler çalışmanın kapsamı dışında bırakılmıştır. Anayasal monarşiler (sembolik monarşinin olduğu parlamenter rejim) parlamenter rejim olarak tasnif edilmiştir.

Parlamenter rejime sahip ülkelerle başkanlık (yarı başkanlık + başkanlık) rejimine sahip ülkeler arasında mühendislik gücü açısından anlamlı farklar bulunduğu tespit edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulguları, İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi başkanı Selim Tulumtaş’ın derlediği verilere göre kısaca şu şekilde özetlemek mümkündür:

– Mühendislik alanında cinsiyet dengesi, insan kaynağı ve mühendislik ürünleri ihracatı alanlarında parlamenter rejime sahip ülkelerle başkanlık rejimine sahip ülkeler arasında anlamlı bir fark bulunmamakla birlikte -ortalama sıralamalar açısından bakıldığında- parlamenter rejime sahip ülkeler görece olarak daha üst sıralarda yer almaktadır.

– Araştırma, mühendislik istihdamı, mühendislerin ortalama ücreti, altyapı kalitesi alanlarında dünyada ilk 20’ye giren ülkelerin %75’i parlamenter rejime sahip ülkelerdir.

– Araştırma, mühendislik istihdamı, mühendislerin ortalama ücreti, altyapı kalitesi alanlarında ilk 20’de, parlamenter rejime sahip ülkelerin %36’sı yer alırken, bu oran başkanlık rejimine sahip ülkeler için %11’dir.

– Mühendislik iş yeri sayıları ve dijital altyapı kalitesi alanlarında dünyada ilk 20’ye giren ülkelerin 17’si (%85) parlamenter rejime sahip ülkelerdir.

– Mühendislik iş yeri sayıları ve dijital altyapı kalitesi alanlarında ilk 20’de, parlamenter rejime sahip ülkelerin %40’ı yer alırken bu oran başkanlık rejimine sahip ülkeler için %7’dir.

– Mühendislik kapasitesi ve gücünü gösteren mühendislik endeksi açısından dünyada ilk 20’ye giren ülkelerin % 80’i parlamenter rejime sahip ülkelerdir.

– Mühendislik kapasitesi ve gücünü gösteren mühendislik endeksi açısından ilk 20’de, parlamenter rejime sahip ülkelerin %38’i yer alırken, bu oran başkanlık rejimine sahip ülkeler için %9’dur.

– Mühendislik endeks değeri 0.5’in üzerinde olan ülkelerin %84’ü parlamenter rejime sahip ülkelerken, 0.5’in altında olan ülkelerin %71’i başkanlık rejimine sahip ülkelerdir.

– Parlamenter rejime sahip ülkelerin %62’sinin mühendislik endeks değeri 0.5’in üzerindeyken, bu oran başkanlık rejimine sahip ülkeler için %11’dir.

– Kişi başı milli geliri 10.000 $’ın üzerinde olan ülkelerin %78’i parlamenter rejime sahip ülkelerken, 10.000 $’ın altında olan ülkelerin %73’ü başkanlık rejimine sahip ülkelerdir.

– Parlamenter rejime sahip ülkelerin %67’sinin kişi başı milli geliri 10.000 $’ın üzerindeyken, bu oran başkanlık rejimine sahip ülkeler için % 18’dir.

Bu veriler ışığında, ülkelerin mühendislik kapasitesi ve gücü ile rejimleri arasında güçlü bir ilişkinin olduğunu söylenebilir. Parlamenter rejime sahip ülkeler, başkanlık rejimine sahip ülkelere göre, mühendislik alanında daha yüksek kapasite ve güce sahiptir. Mühendisliğin ülkelerin gelişimi ve refah düzeyinin yükselmesinde ve bunların sürekliliğinin ve devamlılığının sağlanmasında oynadığı öncü rol göz önüne alındığında, bu veriler ışığında ülkemizde rejim değişikliğine uzanan anayasa değişiklik teklifini ülkemizin geleceği açısından anlamlandırmak mümkün görülmemektedir.

Mühendisler ve Mimarlar, bu anlamsızlığa -dün olduğu gibi bugün de- “dur” diyeceklerdir. Siyasetin ve anayasal düzenin “atı alan Üsküdar’ı geçmiştir” gibi söz ve yaklaşımlarla düzenlenemeyeceği; kalıcı olanın anayasal mücadeleler tarihi, demokrasi mücadeleleri tarihi olduğu bilinmelidir.

“Sosyal demokrat mühendis ve mimarlar” olarak görevimiz, ülkemizin felakete sürüklenmesinin önünü alacak demokratik duyarlılıkların daha da gelişmesi ve giderek ülkemizin geleceğini belirleyecek düzeye gelmesi için çalışmak; mesleki demokratik mevzilerimizi korumak ve güçlendirmek; Cumhuriyet’in, demokrasinin, laikliğin, barışın, eşitlik ve özgürlüğün ülkemizde özgürce gelişebilmesi için çalışmaktır.

*SODEV Saymanı,
EMO İstanbul Şubesi Sekreteri
tayfun.isbilen@sodev.org.tr

Bir Cevap Yazın