Dilek Özhan Koçak

Dilek ÖZHAN KOÇAK – Yaratıcı Endüstrinin Motor Gücü: Hipster’lar**

Yaratıcılığın en büyük sermaye sayıldığı yeni kapitalist düzende, yeni seçkinler olan hipster’ların global dijital kapitalizm bağlamında yarattıkları bölgesel bir moda trendi ya da sanatsal kültürel bir meta, birkaç hafta içinde küresel bir fenomen haline gelebiliyor. Onlar 4.0 Dijital Devrim’in itici motorları, onlar yetenekleriyle üretimin kilit unsurları. Ancak ortaya çıkan bu mikro işletmeler bağımsızlığın, bireyselliğin, yaratıcılığın, sahip olduğumuz becerilerin bir uzantısı olarak görülmeleriyle olumlu bir izlenim verseler de ve kendi işimizin patronu olma fikri gerçekten özgürlükçü bir özellik olarak görünse de, güvencesizlik, sürekli çalışma gereği, dünyanın her yeriyle ağ kurma zorunluluğu yıpratıcı bir süreçtir. Üstelik pazarlanan tasarım ve yaratıcılık gerektiren bir ürünün küresel düzeyde taklit edilme ve böylece biricikliğini yitirme riski de mevcuttur. Ancak bu yaratıcı sınıf, aynı zamanda global pazarın önce gelen bir ürününü geliştirebilme, ona yeni fonksiyon ve özellikler ekleyebilme gücüne sahip olmasıyla ayrıcalıklı bir konumunu muhafaza etmektedir. Örneğin apple akıllı telefona yüklenen, yaratıcılık gerektiren her yeni özellik, aynı telefonu farklıymış gibi göstererek her yıl sil baştan tüm dünyaya yeniden satışını mümkün kılmaktadır. Ama iphone’a eklenecek o yepyeni, biricik ve benzersiz özellik ancak yaratıcı sınıfın varlığı ile mümkündür. Bu nedenle şehirlerin birbirleriyle rekabetinin ana unsurlarından biri de şehirleri yaratıcı sınıf için cazip hale getirmektir. Bu sınıfın şehirlerdeki varlığı gerek üreticilik, gerekse özellikle turizm ile artan tüketicilikle ekonomik kalkınmayı getirecektir. [...]