Selin SAYEK BÖKE – İkinci Yüzyıl

Bir “yeni”nin eşiğindeyiz. Gücünü yüzyıllık bir devrimin mirasından olduğu kadar çağı yakalayan aydınlık gelecek vizyonundan alan bir “yeni” bu. Türkiye’nin, bugünkü iktidarının elinde hapsedildiği karanlıktan çıkışının; toplumun yeniden umutta ve gelecek hedefinde ortaklaşıp büyümesinin reçetesiyle tarif edilen bir “yeni” bu. Cumhuriyetimizin birinci yüzyılını ağır bir ekonomik ve sosyal bunalımın, derin bir buhranın içinde bitiriyoruz. Öyle […]

Şule ÖZSOY BOYUNSUZ – Türkiye İçin Hükümet Sistemi Tercihi

Bir ülkeye iyi işleyen demokratik bir hükümet sistemi getirebilmek için iki temel amacı göz önünde bulundurmak gerekir. Önerilecek hükümet sistemi, “etkili yönetim yapısı oluşturma becerisine ve kontrol-denge araçlarına” sahip olmalıdır. Yani bir yandan rasyonel şekilde örgütlenmiş, uzmanlaşmış, sorun çözme becerisine yüksek düzeyde sahip kurumsallaşmış bir devlet örgütlenmesi yaratıp çalıştırabilmelidir. Diğer yandan da demokratik rejimin gerektirdiği […]

Ceren SÖZERİ – Yeni Bir Medya Düzenine İhtiyaç Var ama Nasıl?

CHP’nin “İkinci Yüzyıla Çağrı” beyannamesinin ilk maddesinin sonu şu ifadeyle bitiyor: “Düşünceyi ifade, örgütlenme ve basın özgürlüğü koşulsuz güvence altına alınacaktır. Meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları üzerindeki her türlü baskıya son verilecek, medya özgürlüğü evrensel ölçülerde güvence altına alınacaktır”. İktidarı hedefleyen bir partinin ifade ve basın özgürlüğüne dair sorunları siyasa önerilerinin en başına koyması […]

Mehmet Şakir ÖRS – CHP, İktidara Nasıl Yürüyebilir?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi, ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 25-26 Temmuz’da Ankara’da toplanan 37. Olağan Kurultayı, partinin siyasal yaşam sürecinde yeni bir dönem başlattı. ‘İktidar Kurultayı’ olarak da adlandırılan ve ‘iktidar’ hedefiyle buluşturulmak istenen kurultayın ardından başlayan bu yeni dönemde, partinin ve toplumsal muhalefetin tüm dinamikleriyle ortaklaşarak, hep birlikte ‘iktidar yürüyüşü’ne odaklanılması gerekiyor. Kurultayda […]

Ercan KARAKAŞ – Gerçek Demokrasiyi Kurmak

Demokrasi kavramı antik Yunan’da, Atina’da ortaya çıktı. Yüzyıllardır gündemde olan, konuşulan, genelde savunulan bir kavram, bir yönetim biçimi. Bu durum demokrasinin nihai bir aşamasına ulaşılamadığını, daha doğrusu hiçbir aşamanın nihai olmayacağını gösteriyor. Çünkü demokrasi, demokratik yöntem ve pratikler, toplumlardaki değişime, sosyal ekonomik kültürel gelişmelere bağlı olarak kendisini yenileyebiliyor. Elbette bu yenilenme kendiliğinden olmuyor. Demokratların mücadelesiyle […]

A. Babür ATİLA – Kazan Patlamadan…

Yetmedi, evet yetmedi, yetmiyor ve yetmeyecek… 2019 yerel seçimlerinde, adına ister Millet İttifakı de ister Demokrasi İttifakı de, bu ülkenin aydınlık yüzleri tarafından kurulan dayanışma sayesine elde edilen seçim başarısına karşın, yarın bu ülkede bizleri nelerin beklediğine dair endişeler çok yüksek boyutlarda. Seçimleri kazanmanın arkasından doğan daha da büyük beklentilerin sürekli olarak beslenmeye ihtiyacı var… […]

Söyleşi: Gülfem SAYDAN SANVER

Arkadaşımız Ece ÖZTAN’ın Siyasal İletişim Uzmanı Dr. Gülfem SAYDAN SANVER ile yaptığı söyleşi. Öncelikle pandemi süreci ile başlayalım. Pandemi süreci dünyada ve Türkiye›de siyasetin ve siyasal iletişimin kanalları açısından da yeni bir döneme mi işaret ediyor? Pandemi süreci, hem siyaset hem de siyasal iletişim açısından birçok tartışma konusunu beraberinde getirdi. Demokrasinin ve kamusal alanın yeni […]

Mehmet TÜRKAY – Salgın, Siyaset ve Muhtemel Karşı Duruşlar Üzerine

Bir Çin bedduası “kötü zamanlarda yaşayasın” der. Beddua, sanki 2020 için söylenmiş gibi geliyor insana. Malum salgın, zaten hemen her şeyin gerçekten kötüye gittiği bir süreci taçlandırdı adeta. Genel olarak dünyadaki gidişatı paranteze alarak Türkiye üzerine yoğunlaştığımızda neler hatırlıyoruz; kendimize bir soralım. Salgın öncesi Türkiye nasıl bir süreç yaşıyordu? Bu yazıda bu soruna detaylarıyla girmeyeceğiz. […]

Tansu ÖZCAN – Panoptik Model Bağlamında Korku Siyaseti

Korku siyaseti, siyasetin diğer bileşenlerini de anlam kaybına uğratarak içeriği boş bir kavramlar/söylemler yığınıyla kafa karıştırıyor. Dolayısıyla bu dizide ilk hedeflenen, kavramların doğru okunmasını sağlamak; ardından, korku siyasetinin güncel siyasi tartışmalar bağlamında ele almaktır. Kavramların korku siyaseti ile yaşadığı anlam kayıpları aslına ilişkin bir okuma ile daha net anlaşılacaktır. Burada esas olarak siyasetin ana bileşenlerine […]

Ahmet ÖZER – Korona Sonrası Dünya Nasıl Olacak?

Giriş Bir yandan insanlık bu virüs musibetini defetmeye çalışırken, öte tarafta “Korona sonrası bizi nasıl bir dünyanın beklediğini sorguluyor. Her büyük olaydan sonra yeni arayışların ve değişimlerin olması hem kaçınılmaz, hem de doğal. Ancak unutmamak gerekir ki; bir değişim ancak onu isteyenlerin gücü oranında gerçekleşebilir. Burada asıl soru şudur: Bu değişimi dünya üzerindeki halklar ve topluluklar […]

Emre ÖZDEMİR – Türkiye – Yunanistan: İki Millet, Tek Coğrafya ve AKP’nin Tükenmiş Dış Politikası

4 Kasım 2002. Avrupa Konseyi Gençlik Bakanları Konferansı ile eşzamanlı yapılan Avrupa Gençlik Kongresi’nde Türkiye’deki gençlik sivil toplumunu temsil etmek üzere Selanik’teyiz. Aynı uluslararası gençlik derneğinde gönüllü olduğumuz ve o yaz Almanya’daki seminerde tanıştığımız arkadaşımla Kongre’den bir gün önce varıyoruz şehre. O, dernekte daha eski bir üye. Derneğin Selanik şubesiyle irtibata geçmiş; önceden planlandığı üzere […]

Ece ÖZTAN – Yetişkin Eğitimi, Kent Hakkı ve Kamucu Alternatifler

Almanca’da eski bir deyim olan “Stadtluft macht frei”, kentin havası insanı özgür kılar anlamına geliyor.  Ortaçağın kaleler ardında bulunan kentlerinin, kalelerin ötesindeki pazar yerlerine genişlemesini ve burjuvazinin kalenin içerisindeki aristokrasi ve kilisenin iktidar alanından özgürleştirmesini anlatıyor bu eski söz. Kent piyasa ilişkileri ile feodal beylere bağlı olmayan bir özgürlük alanı ticaret burjuvazisi için. Bu özgürlüğün […]

Aydın CINGI – Sosyal Demokrasinin Düşüşü ve Olası Çıkış Yolları

Bir Batı Avrupa ürünü olan çağdaş sosyal demokrat siyaset, 19. yüzyıl başında emek ile sermaye arasında oluşturulan bir uzlaşmaya dayalıdır. O yıllardan itibaren oy gücünü, esas olarak, türdeş emekçi sınıfından almıştır. Sosyal demokrasinin, topluma en çok kazanım sağladığı ve aynı zamanda en güçlü olduğu dönem 1950-1980 arasıdır. Bu süreç, aynı zamanda Batı’nın soluyla ama tüm […]

Jonas Freist-Held, Maximilian Krahé – Sosyal Demokratik Bir Gelecek İçin Yeni Öneriler

İtici güç olarak ütopya Çok uzun süre oldukça etkili olan sosyal demokrasi, artık iktidarda olup olmadığından bağımsız olarak ötelenmektedir. Tam da büyük dönüşümlerin yaşandığı, aynı zamanda büyükfırsatların doğduğu bir dönemde sosyal demokrasinin bir vizyonu yoktur. Biz şu konuda hemfikiriz: Sosyal demokrasinin refah içinde, onurlu ve barış içinde yaşama vaadi hâlâ çok güncel. Ancak bu düşüncenin […]