A. Babür ATİLA – Hemşerim Memleket Nire?

Bunun istisnası yok mu? Var tabii ki. Bir ülkede güçlü, ses getiren, içerisinde siyasi partileri, sendikaları, siyasi dernekleri, vakıfları bulunduran bir muhalefet hareketi mevcutsa, o seçimlerin meşruluğu üzerine bir tartışma yürütmek için mevcut zemin ve yeterli veri de varsa, işte o zaman bu boykot, yapısal anlamda siyaseti belirler, netice alır. Çünkü o zaman bu boykotun esas amacı, nihilist bir protestodan öte, “oy verme” hakkının sağlıklı olarak kullanılması yönünde bir eylem olarak ortaya konur. Yoksa, bizde olduğu gibi, mühürsüz oyların geçerli kabul edilmesini “Bu seçimler asla meşru değildir” diyerek protesto edip akabinde o seçimin meşru olduğunun en büyük kabulü olan “namus ve şeref” ile süslenen milletvekilliğine geçiş yeminini kürsüde okumak suretiyle toplumsal muhalefetin liderliğinin üstlenilebileceğini sanmak, halüsinasyonlarla süslü bir müsamereden öteye bir şey ifade etmemektedir. [...]

Ece Öztan – SODEV II. Ulusal Sosyal Demokrasi Sempozyumu’nun Ardından…

SODEV’in 1-2 Aralık’ta gerçekleştirdiği Sosyal Demokrasi Ulusal Sempozyumu, sosyal demokrasinin günümüzdeki gelişmeler beraberinde tartışılmasına vesile oldu. Anayasa, siyasi partiler, sivil toplum, sosyal devlet ve emek sosyal demokrasi sempozyumunun temel tartışma eksenleri oldu. Sempozyumun sonunda, günümüzdeki ağır hegemonik kapanmadan çıkış yolunun emek temelli ve solda bir topyekün bir mücadeleden geçtiğine işaret eden bir kapanış bildirisi de yayımlandı. [...]

Tanju TOSUN – Derin Yalnızlık Çağında Sosyal Demokraside Kriz Tartışmaları

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından ideolojilere dair aktüel tartışmalar arasında öne çıkan; sosyal demokrat ideoloji ve bu ideolojiyi benimsemiş partilerin keskin bir siyasal referans ve temsil krizi yaşadıklarıdır. Bu tartışmada ideoloji olarak sosyal demokrasi ve partilerinin özellikle Batı demokrasilerinde kitlelere vaat edecekleri yeni politikaların ve söylemlerin tükendiği iddiası çarpıcıdır. Bunun kanıtlayıcıları olarak takdim edilen ise; sosyal demokrat partilerin küreselleşmeye dair takındıkları tavır ve seçmen nezdindeki desteklerinin belirgin biçimde azalmasıdır. [...]

II. SOSYAL DEMOKRASİ ULUSAL SEMPOZYUMU Sonuç Bildirisi 1-2 Aralık 2018 – İstanbul

Eşit yurttaşlık kavramının güçlendirilmesi için yerelden beslenen, sosyal haklar, adalet ve bölüşüm ilişkilerini esas alan bir siyasi yeniden yapılanma süreci başlatılmalıdır. Bundan hareketle sosyal refah devletini günümüz koşullarında eşitsizliklerden zarar görenler yönlü yeniden tanımlamak için; herkese çalışma hakkı temelinde, kamusal adil bir paylaşıma kaynak oluşturması amacıyla servet üzerinden vergilendirme, bazı sektörlerin kamulaştırılması dahil bölüşüm temelli bir ekonomi politik geliştirmeliyiz. Bütün bu çalışmayı yepyeni bir Anayasa tartışması çerçevesinde detaylandırarak kamusal alana taşımak temel ihtiyaçtır. Bu süreçte hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, parlamenter sistem gibi temel demokratik zeminlerin yeniden inşası sol tahayyül dahilinde düşünülmelidir. [...]