Hacer ANSAL – Sanayi 4.0 İşgücünü Nasıl Etkileyecek?

Son yıllarda hem dünyada, hem de Türkiye’de, iş dünyası 4. sanayi devrimi olarak nitelendirilen Sanayi 4.0’ı konuşuyor. Dünya Ekonomik Forum Raporu’na göre, gelecek on yılda Sanayi 4.0 imalat, enerji, tarım, ulaştırma ve ekonominin diğer sektörlerinde dramatik değişimler yaratıyor olacak. Dijital teknolojilerle bağlantılı olan bulut bilişim, büyük veri (Big Data), akıllı fabrikalar, robotlar, sensörler, 3 boyutlu yazıcılar gibi gelişmeler, insanların sadece nasıl çalıştığını ve nasıl yaşadığını değil, onların nasıl insanlar olacağını da belirleyecek[1].

Başta Almanya, ABD, Japonya olmak üzere, gelişmiş ülkelerin yoğun bir şekilde gündeminde olan Sanayi 4.0,  birkaç yıldır Türkiye’nin de gündeminde. TÜSİAD “Türkiye’nin Sanayi 4.0 Dönüşümü” konferansını düzenledi ve “Türkiye’nin Küresel Rekabetçiliği için bir Gereklilik Olarak Sanayi 4.0 – Gelişmekte Olan Ekonomi Perspektifi” başlıklı bir rapor yayımladı[2]. Bir Endüstri 4.0 Platformu[3] oluşturulmuş durumda. Amacı; Yeni Nesil “akıllı fabrikaların kurulmasında ve bunun üretim sektörünün yaşam biçimi olması için farkındalık yaratma ve, Endüstri 4.0 çerçevesinde firmaların ve kişilerin atacağı adımların belirlenmesinde öncülük edebilmek”. Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın hazırladığı raporun başlığı ise şu: “Sanayi 4.0: Uyum Sağlayamayan Kaybedecek”[4]…Peki, uyum sağlandıkça acaba işgücü global olarak nasıl etkilenecek? Ama önce biraz Sanayi 4.0’ın ne olduğunu, fazla teknik detaya girmeden anlamaya çalışalım…

Sanayi 4.0

Sanayi 4.0 en basit ifadesi ile, en ileri teknolojilerin derinlemesine üretimin içine yerleştirilmesini anlatıyor. En önemli anahtar kelime ise ‘iletişim’. Makine, ürün, sistemler, süreçler ve insanlar, sensörler ve uyarıcılar yoluyla birbirlerine bağlanıyor ve tüm süreç boyunca birbirleriyle iletişim kuruyorlar. Bu devrime, sanayinin sınırlarını da aştığında, “internet of Things -IoT” ya da “Nesnelerin İnterneti” de deniyor.

Ürünler kendi geçmişlerini, mevcut durumlarını, geçmeleri gereken yolları -ve hatta alternatif yolları- biliyor ve makineye nasıl bir süreçten geçmesi gerektiğini anlatabiliyor. Çalışanlar ise gerektiğinde uzaktan sisteme müdahale ediyor ve süreci yönlendirebiliyor[5].

Üretimde –hem dikey hem de yatay- tam bir entegrasyon var.  Dikey derken; pazarlama ve satış, ürün geliştirme, planlama, üretim, bilgi teknolojileri ve finans gibi birimlerin; yatay derken de, tedarikçi, üretici, dağıtıcı ve lojistik firmaların entegrasyonu anlatılıyor. 4. Sanayi devrimi ile, siparişin verilmesinden tüketiciye iletilmesine kadar birbiriyle iletişim halinde olan siber-fiziksel sistemlerden-fiziksel girdi ve çıktılarla birbiri ile iletişim halinde olan tüm elementler-bahsediliyor[6].

Ayrıca makine ve sistemler, uyarıcılar, tüm süreç boyunca veri üretiyor; bunlar analiz edilerek süreç sürekli olarak iyileştirilebiliyor. Bu verilerin, ilerleyen dönemlerde de, makinelerin kendi kendine karar verebileceği bir sisteme geçişi sağlaması öngörülüyor.

Dijitalleşme olarak tanımlanan 3. Sanayi devriminden farklı olarak, 4. Sanayi Devrimi ile üretimin tüm aşamalarındaki dijitalleşme ile sistem bütünleşik bir şekilde çözümleniyor. Hatayı fark edebilen makineler ile daha az hatalı ürün ortaya çıkıyor ve üretim kalitesi artıyor. Makineler ve sistemler 7/24 çalıştırılarak maksimum fayda sağlanırken, ciddi bir enerji tasarrufu da yapılabiliyor. Ayrıca, değer zincirindeki tüm firmala rtalep değişikliklerine hızla adapte olabiliyorlar. Öte yandan, müşteriler de sisteme dahil edilerek, ürünle ilgili beklentilerini iletebiliyor ve ürün tasarımına dahil olabiliyorlar. Firmalar, müşteri istekleri doğrultusunda düşük maliyetlerle özelleştirilebilen ürünler üretebiliyor. Bir ürün, arızalandığı anda müşteri hizmetlerine durumu raporlayabiliyor. Böylece son kullanıcılar daha iyi hizmet alabiliyorlar[7].

Uygulamada ise, Sanayi 4.0’ın başını çeken firmalardan olan Siemens’in Ghibli fabrikasında Maserati otomobil üretiminde; aynı sürede, kaliteyi koruyarak 3 kat daha fazla Maserati üretilebilmiş. Siemens genel olarakSanayi 4.0 ile, pazara sunma süresinin  %25-50 arasında, mühendislik giderlerinin ise %30’a kadar azaltılabileceğini ve de %70’e kadar enerji tasarrufu sağlanacağını öngörüyor ve Sanayi 4.0 dönüşümünün, Almanya’da 10 yıl içerisinde tamamlanması bekleniyor.

İletişim teknolojisi şirketlerinden Ericsson’ın tahminlerine gore, 2020’li yıllarda yaklaşık 50 milyar cihaz internete bağlı olarak çalışacak. Tüm bu sistemin çalışmasını sağlayacak altyapı ise yakın bir zaman önce geliştirilen internet protokolünün altıncı sürümüyle (IPv6) garanti altına alınmış, insan hayalinin erişemeyeceği kadar çok cihazın adreslenerek internete bağlanmasının yolu açılmış durumda.[8]

İşgücüne yansımaları

Sanayi 4.0 ile insan gücüne duyulan ihtiyacın azalacağı çok açık. Üstelik bu devrimin, sadece otomasyonla işgücünden tasarruf edilen “fabrikaları” değil, aynı zamanda ofis çalışanlarını ve “hizmetler sektörünü” de tersyüz edeceği, robotların bir anlamda insanları işlerinden edeceği anlaşılıyor.

Öte yandan, teknolojideki ilerlemenin ortaya yeni iş alanları çıkaracağı ve iki milyonluk bir istihdam yaratılacağı belirtiliyor ise de, Sanayi 4.0’ın global olarak istihdamı son derece olumsuz etkileyeceği çeşitli kaynaklarca vurgulanmakta. Boston Danışma Grubu (BCG) 2025’te bugünkü işlerin yaklaşık dörtte birinin akıllı yazılımlar veya robotlar tarafından yapılır hale geleceğini söylüyor. Dolayısıyla halen mevcut işgücünün işlerini koruyabilmeleri için ek bilişim becerileri ile donatılması yönünde işbaşı eğitimlerinin yapılması gereği vurgulanıyor[9]. Fakat, Oxford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, 10 yıl içinde ABD’deki işlerin %47’si yok olma riski taşıyor; İngiltere’deki işlerin ise %35’i 20 yıl içinde makineleşebilir[10].

Bir başka çalışmada ise, dünyadaki mevcut iş faaliyetlerinin teknik olarak otomasyona geçirilmesi potansiyeli %50 ve 2030 yılı itibarı ile ortalama olarak otomasyon ile ortadan kalkacak iş sayısının 400 milyon olacağına, 75 milyon çalışanın (toplam işgücünün %3’ü) işinin kategori değiştireceğine, 2030’daki tüm işlerin %9’unun yeni işler (Sanayi 4.0 veya IoT ile doğan) olacağına dair tahminler var[11]. Bir ILO raporuna göre, gelecek iki yıl içinde işsiz sayısının “4.8 milyon” kadar artması bekleniyor. Almanya, Fransa, Çin, Brezilya gibi 15 gelişmiş ve “yükselen piyasalar” denilen ülkeleri kapsayan bir araştırmada da, Sanayi 4.0 ile birlikte bu ülkelerde “7.1 milyon işin” yok olacağı, ama bilgisayar mühendisliği, IT ve matematik alanlarında 2.1 milyon yeni işin ortaya çıkacağı belirtiliyor[12]. Buna bağlı olarak, Avrupa’da 2020’ye kadar 850 bin bilişim iletişim teknolojileri elemanı açığı olacak ve en çok da, mesela, veri yönetimi, veri güvenliği, programlama, büyük veri analizi gibi yazılım geliştirme becerilerine sahip elemanlara ve siber güvenlik uzmanlarına ihtiyaç olacak deniyor[13].

Ucuz emek olarak kadın çalışanlar ateş hattında; yine de iyimser olmak mümkün mü?

Öte yandan, ucuz emek nedeniyle emek-yoğun işlerin yapıldığı gelişmekte olan ülkelerdeki istihdamın büyük bir darbe alacağı açık. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun açıkladığı bir rapora göre: 50 büyük şirketin global tedarik zincirinde, gelişmekte olan ülkelerde çalışan “116 milyon” kadar bir işgücü işini kaybedecek[14]. Ancak, hemen hemen her sektörde vasıfsız ya da düşük vasıflı emek-yoğun işlerde daha ziyade kadınların çalıştığı biliniyor; dolayısıyla özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki emek-yoğun işlerde çalışan kadınların işlerini kaybetmeleri riski çok yüksek… Dünya Ekonomik Forumu 2016 Konferansı’nda tartışmaya açılan ve 4. Sanayi Devrimi’nin kadınların çalışma yaşamına katılımını nasıl etkileyeceğini inceleyen Endüstride Cinsiyet Ayrımı Raporu’na göre, gelecek 5 yıl içinde 3 milyon kadının işini kaybetmesi bekleniyor[15].Ayrıca, Dünya Ekonomik Forumu raporunda Sanayi 4.0 dönüşümüne bağlı olarak açılacak yeni işlerde, teknik alanlarda çok az varlık gösteren kadınların ateş hattında olacağı ikazında bulunuldu[16].

Tüm bu gelişmeleri çok iyimser bir şekilde yorumlayanlara göre ise; aslında insanlık çok kıymetli ve eşsiz olan insan kaynağını bugün doğru kullanamamakta, israf etmektedir. Esas olarak her bir insan yaratıcılık, yetenek ve karmaşık bilgi gerektiren alanlarda uzmanlaşmak için çok ciddi bir potansiyele sahiptir. Akıllı makinelerin yapabileceği basit işleri yapmaktan kurtulan insanlar bilim, sanat, tasarım gibi makineler tarafından yapılamayacak yetenek ve yaratıcılık gerektiren işlere yönelecektir. Bu durum insanlığın bilgi sahibi olma sürecini olağanüstü bir hızla arttıracak, insan türü evrenin gizlerini çok daha büyük bir hızla keşfedecek ve insanlığın gelişimi büyük ölçüde hızlanacaktır. Yakın gelecekte insanlar sadece bilim, sanat ve spor ile uğraşacak, bu alanlarda uzmanlaşacaktır[17].

Kapitalist sistem nasıl işleyecek?

Peki, kapitalist ekonomik sistemin genel işleyişi açısından bakarsak, Sanayi 4.0 ile verimin/üretimin ciddi biçimde artacağı, ancak işsizliğin büyüyeceği bir ekonomide bütün bu üretilenleri kim tüketecek? Yepyeni bir sosyal refah devlet sistemi geliştirilerek, işsizlere maaş bağlanmaz ve tüketimin devamlılığı sağlanamaz ise, sistemdeki üretim ile tüketim dengesizliği nasıl çözülecek? Sanayi 4.0 dönüşümünü aynı hızda gerçekleştiremeyen ülkeler arasında eşitsizlik  daha da artmayacak mı? Dolayısıyla, bütün bu gelişmeler, sınıfsal-toplumsal-bölgesel-küresel güç çatışmalarına, sosyal patlamalara, krizlere, tıkanmalara ve yeniden yapılanmalara yol açmayacak mı?  Ve tüm bu sorular, Sanayi 4.0’ın tüm ekonomik, sosyal, politik boyutları ile değerlendirilmesinin çok önemli olduğunu göstermiyor mu?

[1] http://reports.weforum.org/industrial-internet-of-things/

[2] http://tusiad.org/tr/tum/item/8671-turkiyenin-sanayi-40-donusumu

[3] http://www.endustri40.com

[4] http://www.ebso.org.tr/ebsomedia/documents/sanayi-40_81017283.pdf

[5] http://www.dw.com/en/industry-40-at-the-starting-gates/a-18379432.

[6] http://www.sanayicidergisi.com/ayin-dosyasi/4-sanayi-devrimi-uretimin-her-asamasinin-dijitallesmesi-demek.htm

[7] http://www.kobi-efor.com.tr/m/kapak/dijital-ekonomiye-goturen-yeni-bir-devrim-sanayi-40-h5018.html

[8] http://www.isfikirleri-girisimcilik.com/4-endustri-devrimler).

[9] https://www.bcgperspectives.com/content/articles/lean-manufacturing-innovation-robotics-revolution-next-great-leap-manufacturing/

[10] http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/09/150917_calisan_robotlar

[11] Mc Kinsey Global Institute, (2017).  Jobs lost, jobs gained: Workforce transitions in a time of automation (PDF–5MB). MGI-Jobs-Lost-Jobs-Gained-Report-December-6-2017.pdf

[12] http://www.ilo.org/global/research/globalreports/weso/2016/WCMS_443480/lang–en/index.htm

[13] http://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/BRIE/2015/568337/EPRS_BRI(2015)568337_EN.pdf

[14] http://www.ituc-csi.org/new-ituc-report-exposes-hidden

[15] http://www3.weforum.org/docs/GGGR16/WEF_Global_Gender_Gap_Report_2016.pdf

[16] http://digital2020.be/industry-4-0-threat-or-opportunity/

[17] http://ankaenstitusu.com/4-endustri-devrimi/

Bir cevap yazın