Gökhan Günaydın – CHP Yerel Seçim Bildirgesi’nin Esasları

GOKHAN GUNAYDIN BASIN TOPLANTISI

 

 

 

 

 

 

Türkiye’nin yeniden düzen ve huzur istediği bugünlerde, 30 Mart 2014 tarihinde yapılacak olan yerel seçimler ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.

11 yıldır iktidarda olan AKP inançlar, değerler ve kişisel tercihler üzerinden bir ayrıştırma politikası gütmekte ve bu suretle de Türkiye’yi büyük bir kutuplaşmanın içine hapsetmektedir. Kuvvetler ayrılığı ilkesini yok eden, siyasi çıkarları uğruna ülke huzurunu ve kardeşliğini zedeleyen, ülke ekonomisini üretemez duruma getiren AKP hükümeti, yönetiminde olan yerel yönetimleriyle de Türkiye’ye zor günler yaşatmaktadır.

AKP’li belediyeler eliyle her geçen gün biraz daha çirkinleştirilen kentlerimiz daha fazla kazanç hırsıyla yağmalanmakta; kentlerimizin tarihsel varlıkları, yeraltı ve yerüstü tüm zenginlikleri yandaşlar arasında paylaştırılmaktadır. Doğa, çevre ve tüm yaşam alanları “günü kurtarma hırsıyla” yok edilmektedir. Dayatmacı bir anlayışla yerel yönetimlerin yapısını bozan AKP iktidarı, sözde yerel yönetim reformu ile il özel idarelerini kapatmakta, her iki belediyeden birini ve yine her iki köyden birini halka sormadan ortadan kaldırmaktadır.

Yoksulluk yönetimi ile tek başlı bir yapı kurmak amacı güden AKP iktidarı, kentsel dönüşüm adı altında gerçekleştirdiği uygulamalarla, insanları kent çeperlerine sürgün etmekte ve halkın gecekondusundan kendi yandaşlarına büyük kazançlar sağlamaktadır. Kentsel dönüşüm uygulamaları, bu yönüyle insanların barınma gereksinimini karşılamak bir yana halkın barınma hakkını ihlal etmektedir.

Plansız kentleşme ve yapılaşma uğruna kurutulan tarım alanları, insanların her gün yaşamak zorunda bırakıldığı trafik çilesi ve örneklerini arttırabileceğimiz daha birçok yanlış uygulamaya dur demek için 30 Mart 2014 tarihindeki yerel yönetim seçimleri ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.

“Türkiye’nin Birleştirici Gücü” olan Cumhuriyet Halk Partisi için halkla birlikteliğin ilk adresi yerel yönetimlerdir. Yerel yönetimler, yaşamımızda önemli bir yer tutar. Sosyal Demokrat belediyeler ise bu “yer”i halkla paylaşır. İlk defa sosyal demokrat belediyeler tarafından gerçekleştirilen, halktan yana ve halkın yararına olan tüm atılımlar bu paylaşımın en güzel örnekleridir.

İlk metro projeleri, sosyal demokrat belediyeler tarafından hayata geçirilmiştir. Ankara’da, İstanbul’da ve İzmir’de bugün kullanılmakta olan metrolar sosyal demokrat belediyeler döneminde başlatılmış ve açılmış hatların geliştirilmesiyle ortaya çıkmıştır. Bugün AKP yönetimi altındaki Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından ileri sürülen, “Ankara’da metro işi belediyelerin boyunu aşar” diyen bir anlayışa karşın, yaklaşık çeyrek yüzyıl önce ilk tahvil ihracı sosyal demokrat yönetim altındaki Ankara Belediyesi tarafından yapılmıştır. Doğru mali yönetim anlayışı altında, uluslararası derecelendirme kuruluşlarından “yatırım yapılabilir” puanı alınarak, Hazine garantisine dahi ihtiyaç duyulmaksızın kentin makro projeleri gerçekleştirilebilmiştir.

“Kentsel dönüşüm” kavramını da Türkiye’ye ilk kez tanıtan, yine sosyal demokrat belediyelerdir. Üstelik bu uygulamalarda halk, belediye ile birlikte karar vericidir; dolayısıyla projenin sahibi ve koruyucusu da halkın kendisi olmuştur.

Bunların yanısıra; bugün metrobüs olarak adlandırılan toplu taşımada ilk tercihli yol uygulamaları, insan onuruna yakışır yoksulluk yardımları da ilk kez sosyal demokrat belediyeler tarafından yaşama geçirilmiştir.

Tüm bu “ilk”lerin öncülüğünde CHP; kentli haklarına saygılı ve hayatın her alanında insanların yaşam kalitesini arttırmayı, kentlerin sosyal çeşitliliğini korumayı ve geliştirmeyi görev bilen bir yerel yönetim anlayışının bugün de tek temsilcisidir. Cumhuriyet Halk Partisi, kapsamlı bir yerel yönetim reformu hedefini önüne koymuş ve bunu detaylarıyla projelendirmiş tek partidir.

CHP, hazırlamış olduğumuz “Yerel Seçim Bildirgesi” ile yerel demokrasiyi güçlendirmek ve ülkemiz yerel yönetimlerini etkin ve verimli bir çalışma düzenine kavuşturarak halkımızın yerel ve ortak ihtiyaçlarının zamanında ve eksiksiz yerine getirilmesini sağlamak üzere, 30 ilke ve önceliğe sahip bir yerel yönetim anlayışını ortaya koymaktadır.

Tüm belediye başkan adaylarımızın imzaladığı ve topluma verdikleri sözleri içeren “taahhütname”de de yer alan ve Türkiye’de değişimin altın anahtarı konumunda olacak olan “halkçı yerel yönetim modelinin 30 ilke ve önceliği”ni şu şekilde sıralayabiliriz:

Belediyeleri halkımızla birlikte yöneteceğiz. Halkın yararına olan uygulamaların her aşamasında halkın katılımcı ve etkin olması sağlayacağız.

Vatandaşımıza temiz bir şehir ve temiz su sunacağız. Halkın ulusal, toplumsal ve kamusal yararı, yerel yönetim uygulamalarımızın temel amacı olacaktır.

Saydam belediyeciliği getireceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, yerel yönetimde saydamlık vazgeçilmez ilkemizdir. İsteyen her yurttaş, yerel yönetim çalışmalarını izleyebilecek, böylelikle sürekli kamuoyu denetimi sağlanan bir yapı oluşturulacaktır.

Belkemiğimiz dürüst çalışma olacak. Halkın onurunu ve çıkarını temel alan dürüst çalışma, halkçı yerel yönetim anlayışımızın vazgeçilmezidir.

Proje kaynak eşliğini sağlayacağız. Halkçı yerel yönetim anlayışıyla yatırımcı bütçe uygulamaları geliştirilecek ve kent yaşamında kaliteyi yükseltmek için proje-kaynak eşliği sağlanacaktır.

Sağlıklı yaşam hakkını koruyacağız. Sağlıklı yaşam hakkının korunup geliştirilebilmesi için doğru beslenme, yaşam boyu spor ve koruyucu sağlık hizmetlerinin sunumu için etkin çalışmalar yürütülecektir.

Mutluluğu sağlayacağız. Tüm çocukların ve yaşlıların gereksinimleri giderilerek hak ettikleri yaşama biçimine kavuşması için olanaklar oluşturulacaktır.

Özel istekleri karşılayacağız. Çocuk, genç, yaşlı ve kadınların her yerde ve kentlerde özel istekleri sürekli izlenecek, gereksinimler sağlıklı projelerle giderilecektir.

Ailenin mutluluğu önceliğimiz olacak. Özellikle kadına yönelik suçların yok edilmesi için önlemler alınacak; bireyin ve aile mutluluğunun sağlanması için teşvik edici politikalar özel projelerle desteklenecektir.

Engelli dostu olacağız. Mimari uygulamalarla engelli yurttaşlarımızın her yerde ve kentlerde yaşama etkin katılımı için özel projeler yapılacaktır.

Doğayı ve çevreyi koruyacağız. Tarihsel varlıkları koruyan, çevreyle uyumlu bir yerel yönetim ve kent yaşamı kurulacaktır.

Kent bütünlüğünü gözeteceğiz. Tüm yerleşim bölgeleri, özellikle kentler, plan bütünlüğü içinde koruma/kullanma dengesi gözetilerek geliştirilecektir.

Doğru projeler geliştireceğiz. Kentin temel sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalar ivedilikle ortaya konulacak, ivedilikle kısa-orta-uzun vadeli hedefler belirlenerek projeler geliştirilecek; projelerin hızı ve tamamlanma süreci çok sıkı denetlenecektir.

Her kent dünya kenti olacak. Kentin evrensel düzeyde bir dünya kenti olmasına yönelik uygulamalar, nitelikli bir kadro çalışmasıyla yaşama geçirilecektir.

E-belediyesiz belediye kalmayacak. Kentlinin teknoloji ve bilişimle buluşmasını sağlayacak altyapı ve hizmetler, sürekli gelişime açık biçimde tutulacak; her yerleşim bölgesinde e-belediyesiz belediye kalmayacak.

Adil ve eşit olacağız. Kentlerdeki eşitsizlik ve adaletsizlikler sürekli izlenecek, uygun müdahalelerle bu durum önce azaltılıp sonra yok edilecektir.

Toplumsal dayanışmayı sağlayacağız. Kent içi dinamikler teşvik edilerek kent yaşamına bir yerel demokrasi ve toplumsal dayanışma ikliminin egemen olması sağlanacaktır.

Yoksulluğu yok edeceğiz. Yoksulların temel insan haklarından yararlanması için gerekli önlemler alınacak; yoksulluk siyasal araç yapılmadan yardım programları uygulanacaktır. Temel hedef, yoksulluğun yönetilmesi değil yoksulluğun yok edilmesi olacaktır.

Yeni iş alanları oluşturacağız. Çalışanı kollayan, yeni iş alanları yaratan, üretimi ve girişimciliği destekleyen; işsizliğin ağır yükünü hafifleten; sonra yok eden bir yerel yönetim anlayışı uygulanacaktır.

Taşerona son vereceğiz. Yerel yönetimlerde taşeron uygulamalara son verilecek; çalışanların insan onuruna yakışır yaşam düzeyine kavuşması için temel hakları ve sosyal güvenlikleri sağlanacak; bu doğrultuda yasal değişikliklerin yapılması ve çalışma ilişkilerinin düzenlenmesi ana ilkelerimiz olacaktır.

Ücretsiz hizmetler sağlayacağız. Kent halkının barınma, ısınma, gıda, eğitim, sağlık, temiz ve kullanılabilir suya erişim istekleri etkin, ucuz, gerekli durumlarda ücretsiz karşılanacaktır. Kent halkıyla ilişki yurttaşlık ve hemşerilik üzerinden yürütülecek; halka müşteri gözü ile yaklaşan uygulamalar hızla sonlandırılacaktır.

Esnafımızı koruyacağız. Kent içinde esnaf ve tüketici yararlarını uygun biçimde karşılayan ticaret ortamları oluşturulacak, çarşı ve cadde alışverişi desteklenecektir.

Kentsel yenilemeyi halkın isteğiyle yapacağız. Kentsel yenileme gereksiniminde, halkın isteği ve yararı gözetilecek; yerinde dönüşümle komşuluk ilişkileri korunacak; halkın kent kaynaklarından yararlanması esas olacaktır.

Ulaşım sorununu bitireceğiz. Raylı ve toplu ulaşımı destekleyen bir ulaşım politikası yaşama geçirilecek; güvenli, hızlı ve ucuz bir ulaşım için ivedilikle kaynak üretilecektir.

Doğal afetlere karşı önlemler alacağız. Deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı önlemler güçlendirilecektir.

Suç ve kazayı önleyeceğiz. Kent suçlarını ve kazalarını önlemeye dönük her türlü önlem duyarlılıkla uygulamaya geçirilecektir.

Turizmi geliştireceğiz. Tüm yerleşim bölgeleri ve kentlerin geleneksel mimarisi korunacak, çağdaş örneklerle geliştirilecek, tarihsel ve doğal zenginliklerimizin başarılı sunumu yapılarak ülkenin turizm gücü en verimli şekilde değerlendirilecektir.

Kültür ve sanatı tekrar halkımızla buluşturacağız. Kentler sanat ve kültürle yeniden buluşturulacak, sanatın ve sanatçının desteklenmesi, zengin kültürümüzün geliştirilmesi çalışmalarına özel bir önem verilecektir.

Doğal peyzajlar yapacağız. Kent peyzajında kullanılacak bitki ve ağaçların en yakın kırsal alanda üretilmesine başlanacak, böylelikle hem üretici desteklenecek hem de her bölgenin doğasına uygun bitki ve ağaç seçimi yapılacaktır.

Hayvan haklarını koruyup, geliştireceğiz. Yaşamın doğal öğesi olan hayvanların kentlerde ve her bölgede korunması; hayvan haklarının sağlanması için gerekli koşullar oluşturulacak ve ivedilikle uygulanacaktır.

Görüleceği üzere, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı yerel yönetim modeli; hizmetlerin yerinden ve etkin bir şekilde halka sunulmasını ve hakça paylaşımın gerçekleştirilmesini esas almaktadır.
Yukarıda bahsetmiş oldum “30 ilke ve önceliğimiz”, insan odaklıdır. Temel amacımız, yerel yönetim sınırlarında yaşayan herkesin, insan olmasından doğan hakkı gereği, hiçbir ayrıma tabi tutulmaksızın, yerel ve ortak gereksinimlerinin evrensel standartlarda ve kaliteli bir biçimde karşılanması; bu suretle de insanların yaşam kalitelerinin arttırılmasıdır.
Kendimizi değil kentimizi, kendi çocuklarımızın değil halkın çocuklarının geleceğini düşünerek, 30 Mart 2014 tarihinde ortak ve yeni bir geleceği hep birlikte ve el ele inşa edeceğiz.

*Gökhan GÜNAYDIN
CHP Genel Başkan Yardımcısı
gokhan.gunaydin@chp.org.tr

Bir cevap yazın