SD Dergi 147/148 Sayısı Çıktı: “Seçim ve Yeniden İnşa”

Dergiyi PDF formatında okumak için tıklayınız. Değerli okurlar, Bu sayının başlığı “Seçim ve yeniden inşa”. Seçimin muhalefet lehine sonuçlanma olasılığını yüksek görüp onu her alanda izleyecek onarım ve inşa sürecini ele aldık. Umarım 14 Mayıs akşamı, bu konuda erken davranmış olmadığımız ortaya çıkar. Dergi, üç bölümdeki makalelerden ve iki serbest yazıdan oluşuyor. Seçime ve durum […]

Aydın CINGI – Ayrılık Çeşmesi

Tarihte bir nevi veda çeşmesi olarak anılan Ayrılık Çeşmesi, Osmanlı’da Doğu’ya yönelen seferlerin ve kervanların İstanbul’dan ayrılış noktasına inşa edilmiş; sefere çıkanların buradan uğurlanması ve uğurlayıcıların da buradan ayrılmaları nedeniyle çeşmeye bu isim verilmiş. Dolayısıyla Ayrılık Çeşmesi, bir tür yol ayrımı anlamına geliyor. Bizim ayrılık çeşmemiz, yol ayrımımız da bu seçimde. Artık bir yerlere, bir şeylere veda edilecek. Demokrasiye giden […]

O. Suat ÖZÇELEBİ – Umudun İnşası için “Bu Seçim O Seçim Değil” Diyebilmek…

Yürünecek yolu bekle Yükü götürene yükle Tükrüğünü ağzında sakla Tu diyecek zaman değil Hamdi Gardaş Seçime bir aydan az kaldı. Türkiye tarihinin en büyük kırılma noktalarından biri, yine 14 Mayıs günü gerçekleşecek. Tek Parti rejimine son verilen 14 Mayıs 1950 kadar önemli bir tarihle karşı karşıyayız. Ancak bu tarihin ne kadar kritik olduğu ve sonuçları […]

Selin SAYEK BÖKE – İkinci Yüzyılda Hak Temelli Kalkınma: Üretimin Dönüşümü

Türkiye’nin yol ayrımı Tarihsel bir yol ayrımının, büyük bir değişimin ve yeni bir yüzyılın eşiğindeyiz. Hayatın her alanında, kelimenin gerçek anlamıyla büyük bir yıkımın ağırlığını hissediyoruz toplum olarak. Ancak aynı zamanda, bu yıkıma son vereceğimiz, yeni bir düzeni kuracağımız umut dolu bir geleceğin ve yeni bir yüzyılın da eşiğindeyiz. Saray rejiminin ülkemizi içine soktuğu krizler […]

Mehmet Şakir ÖRS – 14 Mayıs Sonrasında ve Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında; Çağdaş ve Demokratik Türkiye’yi İnşa Etmek

Ülkemiz ve halkımız için çok önemli iki siyasal ve toplumsal gelişmeyi birlikte yaşıyoruz. Bir yandan Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına geçerken ve Cumhuriyetin 100’üncü yaşını kutlarken; diğer yandan tarihsel ve yaşamsal derecede önemli bir seçime gidiyoruz. Cumhuriyetin 100’üncü yaşı ile ikinci yüzyılına geçiş ve 14 Mayıs seçimleri iç içe geçiyor. İçinde bulunduğumuz süreçte, ülkenin kurtuluş ve […]

Elif Bulut – Dün, Bugün, Yarın

Temiz bir başlangıç yapmak mümkün müdür; nasıl olur? Hayatta işler yolunda gitmediğinde her şeyi kaybetme noktasına geldiğimizde ya da battığımızda düşeriz ve çok zorlanırız. Yeniden başlamaya çalışmak çok zordur. Öncelikli olarak kendimizi, sonra bize destek olacak olan çevremizi ikna etmemiz lazım; ancak bir kez o yola girmişsek, başarmak için ilk önce bizi o batma noktasına […]

Arzu ÇERKEZOĞLU – Emek Eksenli Yeniden Kuruluş Sürecinde
Sosyal Devlet, Sosyal Politika…

“Bir yandan yaklaşık yarım yüzyıldır Cumhuriyet fikrinin tüm dayanaklarını ortadan kaldıran neoliberal yıkım stratejisi, diğer yandan bu stratejinin bir sonucu olarak ortaya çıkan otokratik tek adam zihniyeti ülkemizi bir enkaz altında bırakmış durumda. Bu enkazın altında kalmamak için tek yolumuz var: Cumhuriyet’i kendi anlamına uygun biçimiyle, yani halk egemenliğiyle yeniden kurarak, laik, sosyal ve demokratik […]

Veli AĞBABA – Emekten Yana, İkinci Yüzyıla Emek 4.0 Politikaları

Modern tarih boyunca teknolojik ilerlemelere bağlı olarak üretim süreçlerinde yaşanan her değişim, emeği ve emekçileri her zaman etkilemiştir. Yaşanan her teknolojik gelişme, üretimin ortaya çıkardığı refah ve zenginlikten çalışanların adil bir pay elde etme hakkından her zaman dışlamıştır. Dijitalleşme, yapay zekâ, sanayi 4,0 (endüstri 4,0) ve bu yeniliklere bağlı olarak sürekli gelişen yeni teknolojiler,  içinde […]

Tuba TORUN – Enkazı Kaldırıp Ülkeyi Yeniden Kurmak

Kamusal hayat hiçbir zaman statik olmamıştır. Kimi zaman yavaş yavaş “reform” dediğimiz düzeltmeler kimi zamanda “devrim” dediğimiz köklü değişimler olur. Bugün ülkemizin içinde bulunduğu duruma baktığımızda bir “devrim” ihtiyacı olduğu açıkça görünüyor. Ancak mevcut siyasi koşullar ve siyasi aktörlerin söylemleri “reform” ihtimalinin daha güçlü olduğunu gösteriyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin 1950’de girdiği ve 1980 darbesi ve 2002 […]

Rasim ŞİŞMAN – Dayanışma Yoluyla Yeniden İnşa

Türkiye, AKP ve tek adam yönetimi altında geçen 21 yılın ardından 14 Mayıs’ta sandığa gidiyor. Biz de bu sayımızda ülkemizi AKP’nin ülkeyi getirdiği yoksulluk, yoksunluk, adaletsizlik, eşitsizlik sarmalından çıkaracağını düşündüğümüz seçimin ardından adil, müreffeh, demokratik ve barış içerisinde yaşayan bir ülkeyi yeniden inşa edebilmek için öncelikle yeniden inşa süreçlerini üzerinde düşündük. Bu doğrultuda çağın gerekleri […]

Zeynep ALTIOK AKATLI – Parlak Yalanlardan Arınarak… Yine, Yeniden Aydınlık!

Bir yanda içi boşaltılmış bir devlet ve sermayenin esiri olmuş sistem. Bir yanda asal belirleyicisi Siyasal İslam’ın gerici kodları olan mezhepçi ve milliyetçi bir toplum yaratmak için geçmişi, birikimi, renkleri baskılarla unutturulmuş bir toplum. Kadim ve çok çeşitli kültürel katmanlarla harmanlan geçmişimizin küresel gelişmelerle uyumlu şekilde geleceğe bağlanacağı yolu bilimin ve aklın ışığında kendini inkâr […]

Enif YAVUZ DİPŞAR – Yeniden İnşa Sürecinin Örgütlenmesi Bağlamında Türkiye Kadın Hareketi

Her kültürden, sınıftan, kimlikten insanın bir arada yaşadığı, durmadan değişen ve dönüşen fakat yine de bir biçimde müşterek bir yaşantının sürdürüldüğü bu coğrafyada; insanların kendilerini temsil edecek devlet yöneticilerini seçmelerinin yanı sıra kent yaşamının karar mekanizmalarında da var olmaları gerekmektedir. Kent ve insan Sosyoekonomik ve kültürel bağlamlarda farklılıkların mekanı olarak tanımlanan kentlerde insanın,  temel haklarına […]

Haluk EYİDOĞAN – 1999 Depremlerinden 24 Yıl Sonra Türkiye’nin Depremle İmtihanı

7,4 büyüklüğündeki 17 Ağustos 1999 Kocaeli ve üç ay sonra tetiklediği 7.2 büyüklüğünde Düzce depreminde ortaya çıkan kayıp ve zarar tablosu ürkütücüydü. Sakarya ve Kocaeli sınırları içerisinde doğudan batıya uzanan Kuzey Anadolu Fayı’nın İzmit kolu büyük bir ‘şehir depremi’ yaratmıştı. Fayın yeri belliydi, binaların durumu belliydi ve oradan geçen fayın bir gün büyük bir deprem […]

Rebia DİRİM – Psikanaliz Perspektifinde Travma ve Doğal Afetlerin Toplumsal Boyutu

Öznenin, kendi direnme gücünün ötesinde, dışarıdan aldığı şiddetli bir sarsıntı ya da zorlanma, “travma” adını verdiğimiz deneyimi oluşturur. Orijinini Yunancadan alan kavram, yara, incinme, hasar anlamına gelmektedir. Tıp açısından farklı türlerini hem zihinsel hem bedensel olarak birbirinden ayırmanın yanı sıra travma, psikolojik olarak da kabul görmüştür. Psikanaliz, başlangıcından bu yana “travma” kavramını hep önemli bir […]

Hilal DOKUZCAN – Afet ve Kriz Dönemlerinde Kadın Olmak ve Kentlerin Yeniden İnşası: Afetlerden Dirençli Kentlere Kadın Halleri

Afet hali Afet, Türk Dil Kurumu’na göre; çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım, kıran, hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk ve mecazi anlamıyla güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın manasına geliyor.  Mecazi haliyle daha çok ön planda olan, ‘aşırı güzel kadın’ anlamı, cinsiyetçi olmakla beraber, ilk akla gelen anlamdır çoğunlukla. Biz ülkece bu anlamı […]

Vecdi SAYAR – Bilim Yetmez… Sanat da Lazım

Kalkınmanın motoru bilim olacak hiç kuşkusuz. Bilimin ve adaletin yol göstericiliğinde sistemin yeniden yapılandırılması, yeni bir toplumsal sözleşmenin hayata geçirilmesi sürecinde kültür ve sanatın rolü göz ardı edilmemeli. 14 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığının yanı sıra, Meclis çoğunluğunu da alacağına inandığımız ‘Millet İttifakı’ ve aday listelerinde yer verdikleri sanat emekçileri ile bu alana verdikleri önemi vurgulayan ‘Emek ve […]

A. Babür ATİLA- Kelime

“Yeni İnşa Dönemi” diye tespit edilmiş dergimizin bu sayısının konu başlığı. Belki de “yeniden” inşa demek daha uygun olur. Ne de olsa, 1923 Devrimi sonrasında tarihin raflarına kalkan 624 yıllık Osmanlı Devleti kalıntısı üzerine, döneminin şartları göz önüne alındığında; sosyal, beşeri ve iktisadi açıdan muhteşem bir atılım gösteren yeni Cumhuriyeti, bu toprakların yurtsever malikleri inşa […]

SD Dergi 145/146 Çıktı: “Deprem Gölgesinde Seçim”

Bu sayımızda çıkacak yazıların çoğunu hazırlamışken yüreklerimizi dağlayan yıkıcı deprem meydana geldi. Zorunlu olarak derginin içeriğini büyük ölçüde değiştirdik. Örneğin söyleşi yapacağımız siyasal kişilik deprem bölgesinde koşuşturuyordu. Ona, bu felaket ortamında sorularımızı yöneltmekten kaçındık. Dolayısıyla bu sayıda eksiklerimiz oluştu; ama deprem konusuna ek olarak yine de -başta ana başlığımızı oluşturmasını tasarladığımız- rejim ve seçim konularını […]

Haluk ŞAHİN – Büyük Felaketin Çöküntüsünden: Özlemler ve Gözlemler

Korkunç depremin ardından gözlemlerimizi ve özlemlerimizi paylaşmak zorundayız. Evet, özlemlerimizi de, ki gerçekleşirlerse çekilen acılar bir nebze işe yaramış olsun! Gözlem: Kötülük ve israf Neredeyse çeyrek yüzyıllık AKP iktidarının bu ülkeye yaptığı en büyük kötülük halkımızı “onlar” ve “biz” öbeklerine ayırıp, kutuplaşmayı körüklemek, “onlar”a duyulan nefretten oy devşirmek çabası olmuştur. Bu zehirli retorik yalnızca sözde […]

Burhan ŞENATALAR – Bu Karardan Geri Dönülmeli

Türkiye üniversiteleri ile ilgili çok yanlış bir karar daha alındı. Karar önce cumhurbaşkanı tarafından, sonra da YÖK tarafından açıklandı. Kararın kimlerle nasıl bir görüşme sonucunda alındığını şu anda bilmiyoruz. Tek bir gerekçe gösterilmesinden ve de hiçbir ayrıntı sunulmamasından geniş bir değerlendirmeye dayanmadığı sonucunu çıkartabiliriz. 4+4+4 sistemine geçilirken de, kanun tasarısının birkaç sayfalık gerekçesini hazırlayan ve […]

Aydın CINGI – Deprem, Radikal Sağ Popülizmin Türkiye Ayağını Düşürebilir mi?

Her türden görüşümü açıklamadan önce tüm ulusumuzun başı sağ olsun demek isterim. Bu bölgede bir deprem bekleniyordu, ama bu kadar şiddetli olacağı ve -dünyada benzeri görülmemiş biçimde- birkaç saat aralıkla aynı şiddette iki depremin arka arkaya vuku bulabileceği akla gelmemişti. Biraz da bu nedenle kayıplarımız, bir olasılıkla kamuoyuna yansıtılandan da yüksek. Dolayısıyla çok üzüntülüyüz. Ancak […]

Tansu ÖZCAN – Memleketimden “Kuyruk” Manzaraları

Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim; bugün, gurur duyulacak toplum ve medeniyet düzeyinden bir hayli uzak düşmüş bulunuyoruz. Bu teşhisi sorumluluk almak adına baştan koymanın gerekli olduğu kanısındayım. Çünkü bir kahraman beklemek yahut bir kahraman yaratmak, en sade haliyle 15 Mayıs sabahı yaşamımıza bir sihirli değnek değeceğine inanmaktır. Devletin tüm kurum ve kuruluşlarının daha önce hiç görülmediği […]

Rebia DİRİM – Liderin Otoriterleşme Hali

Otoriter ruhun, siyasi yaşamda takındığı tutum ve tavırları analitik açıdan irdelemeden önce “Otorite” kavramının kökenine inerek başlamak belki de daha yararlı olabilir. Anlam yükü olarak ‘’Otorite’’ Türkçe sözlüklerde ‘’yetke sahibi olarak, yasak koyma ya da yaptırım geliştirme anlamına geldiği kadar, bilgi ve görgüsüyle çevresine verdiği güven sayesinde bağlılık ve inandırıcılık sağlama durumu olarak da düşünülür. […]

Emre ÖZDEMİR – Seçimlere Giderken Dış Politika

AKP ve Erdoğan için dış politika bir iç siyaset aracıdır. AKP ve Erdoğan, dış politikayı iç siyaset için kullanacağım derken ülkeyi ve ulusu güç durumda bırakmayı önemsemez. Geçmiş tecrübeler göstermektedir ki, AKP ve Erdoğan seçim süreçlerinde dış politikayı ve uluslararası siyaseti normal zamanlara göre çok daha fazla ve bilhassa seçmen konsolidasyonu için manipüle ederek kullanır… […]

Güneş PEHLİVAN – 2023 Genel Seçimleri ve Demokratik Meşruiyet Üzerine

“Hangi seçim kanununun uygulanacağına, kimlerin aday olabileceğine, olası siyasi rakiplerinin kendisiyle yarışıp yarışamayacağına, siyasi partilerin hazine yardımı alıp alamayacaklarına, olağan seçim takviminin dışında bir seçim günü belirlenip belirlenemeyeceğine, karar vermeye ve benzeri usul ve esasları oluşturmaya görevli ve yetkili merci X kişisidir. X kişisinin kararları, yine X kişisi tarafından düzenlenerek yürürlüğe girmiş mevzuat hükümlerine aykırı […]

İsmail Emre TELCİ – Seçim, Meşruiyet ve İtibar Üzerine…

AKP İktidarı, göreve geldiği 2002 yılından beri, ülkeyi daima bir seçim kampanyası mantığıyla yönettiği için, sade vatandaş da konuyu daima seçimden seçime ele aldığı için, uzun bir iktidar dönemi oldu. Daimi bir seçimkampanyası tabirinin kullanmamın nedeni, yönetime dair her şeyin, vatandaşın yararından ziyade, iktidarın başındaki kişi olan Recep Tayyip Erdoğan’a yarayıp yaramadığı sorusunun iktidara bağlı […]

A. Babür ATİLA – Muamma

Muammalı çok hummalı,Muammalı hummalı aşk bu… Vedat Sakman’ın 1992’de çıkarttığı Kapılar albümünün bir zamanlar dillerden düşmeyen şarkısı… TDK’ya göre; Muamma: Anlaşılmayan, bilinmeyen şey Hummalı: Sıkı, yoğun, hararetli Muamma İstanbullular Rumelihisarı’ndaki İskele Balıkçısı’nın yerini bilir. Onun tam karşısındaki dev çınar ağacını içine alan 2 katlı, geniş teraslı eski bina muhtemelen birçoğumuzun gözünden kaçmıştır. Ömrümün çok büyük […]

Mehmet Şakir ÖRS – “İkinci Yüzyıl Tezleri”

Dünya ve Türkiye hızla değişiyor. Bilimde, teknolojide ve ekonomi alanında yeni gelişmeler yaşanıyor. İnsanların ihtiyaçları, talepleri farklılaşıyor. Hele son dönemde yaşanan pandemi süreci ve Rusya-Ukrayna savaşı; bütün bu dengeleri derinden etkiliyor, sarsıyor ve değiştiriyor. Pandemi ve savaş sonrasında dünyada yeni dengeler oluşuyor İşte böylesine karmaşık ve zorlu bir dünya düzeninde, köklü ve çağdaş bir siyasal […]

Nezih OKUR – Politikada Yenilikler Enstitüsü

Politikada Yenilikler Enstitüsü (https://innovationinpolitics.eu/), demokrasiyi güçlendirmek için siyasetteki yenilikleri belirlemek, geliştirmek ve teşvik etmek amacıyla kurulmuş. Bu amaçla, bir yenilik getirme cesaretine sahip, yaratıcı ve başarılı siyasetçileri destekliyor. Siyaset ve toplum üzerinde olumlu etkisi olan çalışmalar için ödüller vermek, eğitim ve ağ oluşturma fırsatları yaratmak, demokratik uygulama platformları kurmak gibi programlar yürütüyor. Enstitünün, Viyana ve […]

Sandra KOSTNER – Siyasallaşmış Kimlikler Yerine Kimlik Özgürlüğü

Özgürlükçü bir kültür, insanların kendi kimliklerini seçmekte özgür oldukları anlamına gelir. Elbette buna kültürel ve dinsel kimlikler de dâhildir. Burada önemli olan, insanların bu seçimi yapmakta gerçekten özgür olmaları ve herkesin kendi kişisel kimliklerini toplumsal düzeyde ortak bir yurttaşlık kimliğine tâbi kılmaya istekli olmalarıdır. Son yıllarda çok az sosyo-politik konu kimlikler kadar hararetle tartışılmıştır. Tartışmanın […]